ROACCUTANE VE DEPRESYON-SİVİLCE VE MOTİVASYON

Merhaba! Bugün yazı geçe kaldı ama olsun. 
Öncelikle blogu açtığımdan beri anlattığım konularla alakalı yani genel olarak Roaccutane ile ilgili sorusu olanlar instagramdan bana ulaşıp soru soruyorlar. Bana güvenip aklınıza takılan şeyleri sorduğunuz için çok teşekkür ederim. Eğer yardımcı olabiliyorsam ne mutlu bana. 😊
Şimdi sizlerle bugüne kadar anlattıklarımdan farklı bir şey konuşacağız. Dertleşeceğiz diyelim. 
Roaccutane ağır bir ilaç. Ben bu ilaca başladığım zaman çok fazla araştırma yaptım,çok fazla olumsuz şey okudum ilaç hakkında ama hiçbir olumsuz yorum ya da düşünce beni tedaviden vazgeçiremedi. Çünkü en baştan beri söylüyorum 7-8 sene boyunca iltihaplı sivilcelerle yaşadım. İğrenç bir duygu. Roaccutane kullanıyorsanız ya da sivilceleriniz varsa beni anlıyorsunuzdur. Herkes bana ergenlik sivilcesi geçer dedi. Bekledim,geçmedi. 
Sonra insanlar üniversiteye geçince biter merak etme kafana takarsan daha çok çıkar dedi o zaman da geçmedi ve böyle bir sorunu kafaya takmadan yaşamak imkansız gibi bir şey. 1 gün takmazsın 2 gün takmazsın sonra illaki insanın morali bozuluyor. Ben ne dışarı çıkmak istiyordum ne aynaya bakmak. Her şeye,en başta kendime küsmüştüm. Dışarıdaki ya da internetteki insanların bebek poposu gibi yüzlerini görünce gözlerim doluyordu. Ciddi anlamda psikolojim bozuluyordu. Size de böyle olduğundan eminim. 
Diğer insanlar için bu anlaması çok güç bir durum. Herkes çok kafana takıyorsun biz seni böyle görmeye alıştık ne olacak sanki boşver der ama siz yüzünüzde hiç sivilcenin olmadığı zamanları bile hatırlayamadığınız zaman tüm aynaları kırmak istersiniz. 
Bende tam olarak böyleydim. O yüzden roaccutane kullanmaktan vazgeçmedim. 
Evet roaccutane kullanırken normale oranla daha hassas olabiliyorsunuz hatta daha hırçın,agresif. Bazen aynaya bakınca bu sivilceler yüzünden çektiğim şeylere bak deyip sinirlenebiliyorsunuz. Hatta her şey çok normalken bir anda ağlama krizlerine girip ciğeriniz iflas edip göz pınarlarınız kuruyana kadar ağlayabiliyorsunuz. 
Bu durumdan kurtulmanın tek yolu kendinize özen göstermek ve tedaviyi yarım bırakmamak. 
Her şeyin bir çaresi bulunuyor elbet. 
Bu zor tedavi sürecinde dimdik ayakta durup aynaya baktığınızda sinirlenmek yerine HAYIR BEN BU İŞİ YAPACAĞIM VE BUNLARDAN KURTULACAĞIM derseniz düzelirsiniz. 
Ve inanın tedavi ilerledikçe o düzelmeyi gelişmeyi gördüğünüz zaman tüm acılara değdiğini anlıyor ve mutlu oluyorsunuz. 
İnsan içine çıkmaktan çekinmeyin. Bırakın insanlar size tuhaf tuhaf baksın. Sivilcelerinizi yada diğer kusurlarınızı önce kendiniz kabullenin. Başka türlü üstesinden gelemezsiniz. Makyaj yapmayın. Zaten hassas olan kusurlu olan cildinizi daha çok bozmayın. 
Makyaj malzemesine vereceğiniz parayla cildinizi düzeltebilecek ürünleri alıp kullanın. 
Eğer şimdi makyaj yapıp cildinizi iyice bozarsanız daha sonra içinden çıkamayacağınız bir noktaya gelebilirsiniz. Her şey için geç olmadan,kendinize daha fazla küsmeden dik durun ve kendinizi motive edin. 
Sizi en iyi anlayacak kişi yine kendinizsiniz. 
O yüzden çabalayın,sabredin. Sonuç aldığınız zaman keyfini çıkaracaksınız. Başarıya,güzelliğe giden her yol sıkıntılı. Zaten hayat böyle. Kolay elde edilen şeylerin kıymeti asla bilinmez. Zor olsa da vazgeçmeyin sakın. 
Ve unutmayın,bu sorunu yaşayan bir tek siz değilsiniz. Dünyanın bir yerinde sizi anlayacabilecek,sizinle aynı hisleri paylaşabilecek insanlar var. 
Derdinizin çok büyük olduğunu düşündüğünüz zaman derdi sizden büyük olanlara bakın. O zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız. 
Bu kadar yazıdan sonra biraz desteğe ihtiyacınız olacaktı. O yüzden benimde bir zamanlar sizinle aynı şeyleri hissettiğimi görün diye dertleşelim istedim. Eğer söylemek istediğiniz,eklemek istediğiniz ya da konuşmak,danışmak istediğiniz bir konu olursa çekinmeyin buraya yorum bırakın,instagramdan yazın. 
Her zaman yardımcı olmaya çalışırım. Benim burada olma amacım bu zaten. 
Kendinize çok iyi bakın. Yarın görüşmek üzere...